Dolar : Alış : 8.1211 / Satış : 8.1357
Euro : Alış : 9.5974 / Satış : 9.6147
HAVA DURUMU
hava durumu

ADANA31°CParçalı Bulutlu

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 16 Kategoride 1510 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

Suçun ve Suçlunun Psikolojisi Suç ve Ceza (Cemil Gök)

02 Nisan 2020 - 4.645 kez okunmuş
Ana Sayfa » Gündem»Suçun ve Suçlunun Psikolojisi Suç ve Ceza (Cemil Gök)

Suç ve Ceza uzun zamandır tanıtmak istediğim bir eserdi. Dünya Edebiyat Tarihi’nin en önemli başyapıtlarından birisi olduğu konusunda hemen herkes hemfikirdir zannımca. Suç ve Suçlu psikoloji hakkında nerdeyse anayasa niteliğinde uzun metrajlı bir romandır.

      Dostoyevski’nin Rusya’yı, Rus halkını gözlemleyerek içlerinden çekip çıkardığı Raskolnikov hem yazarın hem de edebiyat tarihinin en karanlık karakteridir. Yoksulluğunun güzel ve parlak bir hayat kurmasına izin vermeyeceğine inanan genç bir hukuk öğrencisinin, yaşlı tefeci kadını öldürüp parasını çalmayı planlamasıyla başlayan hikâyesi, Raskolnikov’un ikilemlerinden, iç çatışmalarından hareketle insanlığa sorduğu ahlaki ve felsefi sorularla edebiyatı başka bir boyuta taşımıştır.

      Suç ve Ceza yayımlandığı 1866 tarihinden bu yana, modern insana yaklaşımıyla ve sorduğu can alıcı sorularla güncelliğini hiç kaybetmediği gibi, edebiyatın çıtasını erişilmesi güç bir seviyeye yükseltmiştir. Dostoyevski’nin dehasını tüm yönleriyle yansıttığı roman, bir suçun psikolojik kaydıdır aynı zamanda. Çünkü ne suç ne de suçlu psikolojisi 100 yılı aşkın süredir hiç değişmediğini daha doğrusu Dostoyevski’nin daha o tarihlerde bunu en ince detayına kadar analiz ederek verdiğini düşünürsek eserin değeri daha iyi anlaşılır. Vicdan muhasebesi, pişmanlık veya iyikenlik sayfalarda adeta iç içe girmiştir.  Dostoyevski toplumsal sorunları bireysel düşünce de vermiş sanki Raskolnikov’da Rus toplumunun resmini çekmiştir. Kitapta sizi iç hesaplaşma ve psikolojik çözümlemenin her türlüsü bekliyor.

     Albert Camus gibi büyük bir yazarın da takdirini almış ve ;” Suç ve Ceza’yı okuduktan sonra, ilk kez yeteneğim hakkında bir kuşku duydum. Ciddi olarak, bu işten vazgeçme ihtimalimi ölçüp tarttım ” dedirtmiş bir şaheserdir.

      “Aşkı ilk defa yaşamak gibi, denizi ilk defa görmek gibi, Dostoyevski’yi keşfetmek de insanın hayatında önemli bir tarihtir.” Jorge Luis Borges yazar hakkında böyle diyor.  Bu açıdan ben de Rus ve Dünya edebiyatının bu başyapıtını okumanızı ısrarla tavsiye ediyorum. Çünkü edebiyat çevresinde bir kriter vardır. ‘’Suç ve Ceza’yı okumayanlarla kitap konuşulmaz’’ der en iyi yazarlar.

Not: Kitabın tanıtımında yayın kalitesine çok güvendiğim Can Yayınlarını referans aldım. İçinde birkaç cümle can yayınlarına aittir.

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

İlgili Terimler :

BENZER HABERLER